Zingiberaceae ailesinden Güneydoğu Asya kökenli, kalın saplı, uzun otsu bir bitki olan zencefilin oldukça eski ve çok yönlü kullanımı vardır. Batı Avrupa’ya 9.yüzyılda geldiği bilinen zencefil Çin’de asırlarca tıpta kullanılmış ve Konfüçyüs’ün yazıtlarında yer almıştır. Avrupa’da yaygın olan zencefili, 19.yüzyılda İngiltere’de barlarda masaların üstüne biralara serpilsin diye koyarlar ve Sussex kentinde harekete geçirsin, canlandırsın diye atlara koklatırlardı. Zencefil pasta, çörek, kurabiye, dondurma, çay ve reçellerin yanı sıra gazlı/gazsız içeceklerde, sirkede ve daha ziyade Uzakdoğu yemeklerinde kullanılır. Genel kullanımı toz veya rendelenmiş ya da oldukça küçük doğranmış şekildedir. Oldukça keskin bir tadı olan taze zencefil kökü derin dondurucuda ya da buzdolabında (2-3 hafta), toz halindeyse ağzı sıkıca kapalı hava geçirmez kuru bir yerde saklanabilir.